3/4/2008 · Kategori: Haber

Psikolojik Harekat

Hep okuyoruz açıklamalarda: "Falan tarihinde, filan mevkide tespit edilen (Türkiye'ye sızmaya çalışan) terörist grubu, açılan ağır silah ateşi ve hava bombardımanı sonucu imha edildi. X teröristin öldürüldüğü saptanmış olup, bu tespit edilen kayıpların sayısıdır." vs...

Tamam ölülerin yayınlanmasına karşıyız, Genelkurmay Başkanımız haklıdır, biz alelade bir devlet bir ülke değiliz. Ayrıca gayrıresmi olarak zaten leşlerin bazı yerlerde resimleri çıkıyor.

Fakat resmi ağızdan şimdi ifade edeceğim tarzda bir filmin hazırlanıp (çekilip) kamuoyu ile paylaşılması toplumda gerçekten çok büyük bir olumlu reaksiyona ve moral kaynağına - millet ve TSK'nın bağlarının daha da kuvvetlenmesine yol açacaktır görüşündeyim.

Yukarıda bahsi geçen ve birkaç satırla açıklanan bu olayın direk filme çekilmesini öneriyorum.
-Terörist grubun tespit anı: termal kamera görütüleri, tespit eden birimin karargah ile durumu rapor etmesi, -Saldırı hazırlığı: hava desteğinin ve top atışının istenmesi, batarya komutanlığının hedef tarifi alışı hesaplamaları, vuracak uçakların taxiye çıkışı ve kalkışı.
-Saldırı: Patlayan toplar (kritik), uçak HUD görüntüleri, pilot telsiz konuşmaları, uçaklardan atılan bombalar.
-Hedef: Hedefin görüntüleri, hedefin saldırın anındaki görüntüleri, hedefin üzerine bombaların ve top mermilerinin düşmesi ve patlama görüntüleri. Hedefin imha edilişi (kritik)
-Bitiş: Piste inen uçaklar, üs komutanı tarafından tebrik edilen pilotlar, aynı şekilde topçu bataryalarında da üst komutanlık tarafından tebrikler, hasar tespit çalışmaları, tespit edilen leş sayısı...
-Arada grafikli animasyonlar, 3D uçan top mermileri, vs...

Konu ateş destek unsurlarından açıldığı için bunun örneğini verdim yoksa pekala, Komandolar, uçar birlikler, BlackHawkla intikal eden Özel Kuvvetler vs.. vs.. senaryo adedi sınırsız.. Hepsi değerlendirilebilir.

Amaç olayı filme döndürmek. Bu devirde artık takdir edersiniz ki en büyük reklam ve en büyük psikolojik harekat görsel medya ile oluyor. Ve bu da öyle mış gibi yapılmış da olmamalı. Şu anki uygulamalara bakalım. Bu tarz görsel TSK reklamı bugüne kadar çeşitli TV programları ile yapılmaya çalışıldı. Fakat etkili olamadı.

Nedeni belli...

1) Programların yayınlanma saatleri (Pazar öğlen, Cumartesi öğlen... veya gece çok geç saat....)
2) Fazla izlenmeyen TV kanalları...
3) Sıradan, tekdüze anlatım - belgesel tarzı. Merak uyandıracak tarzda kurgulama yok.

- "Savaşta ve Barışta Türk Ordusu" programı etkisiz, kitlelere hitap etmeyi bırakın, ulaşamıyor bile. Varlığından habersiz millet.
- Mehmetçik (şu an hala var mı bilmiyorum) - bir yere kadar etkili oldu ama 1 ve 2 numaralı maddelerden etkisi çok sınırlı kaldı.
- Bu ikisinin tüm programlarından daha fazla etkiyi yapan ve belki de bu açıdan tek ve en başarılı olan yapım ise: "Kan Uykusu". Özellikle "Kurtlar Vadisi - Terör" iptal edildiği zaman Show TV'de o gece yayınlanan Kan Uykusu 1000 tane Savaşta ve Barışta Türk Ordusu ve Mehmetçik programının yapamadığını yaptı. Çünkü izlenen bir kanal, insanların ekran başında olduğu bir saat ve profesyonelce hazırlanmış bir yapım. İnsanların ruhuna hitap eden bir yapım.


İNSANLARIN RUHUNA HİTAP ETMEK:

İster sevelim, ister sevmeyelim, Osman Pamukoğlu Paşanın farklı bir havası var. Aslında elbette o kahramanlık ve o hava muhakkak bütün Türk generallerinde ve subaylarında vardır. Fakat bilinsin değil mi? Millet gördüğünü bilir. Gördüğüne inanır. Gözden ırak olan gönülden ırak olur. Burda yanlış anlaşılmasın sevmez manasında söylemedim... ama aklını da meşgul etmez. O zaman biz milletin ilgisini ve beğenisini cezbetmeliyiz. Milleti tekdüze belgesel tarzı anlatım etkilemiyor, milleti tekdüze üç-beş satır açıklamalar etkilemiyor. Gene yanlış anlaşılmasın, etkilemiyor derken bu açıklamalar bir işe yaramaz manasında söylemiyorum, kast ettiğim bu konuda incelenen tarzda bir etkileşim... İnsana "vay be" dedirtecek tarzda bir etkileşim. İnsanların gözlerini büyütecek hani Türkiye Milli Takımı x avrupa ülkesini 5-0 yenmişçesine tarzda bir etkileşim. İzleyen insanlar bu hale getirilebiliyorsa filmin sonunda işte böyle bir durumda biz başarıdan söz edebiliriz. Öyle ki izlerken gözlerden yaşlar gelmeli. İşte insanların ruhuna hitap etmek bu.

Osman Pamukoğlu Paşada milleti bu kadar etkileyen ve Kan Uykusu'nu da bu kadar başarılı yapan bu: izleyen insanların yani Türk milletinin ruhuna - beklentilerine hitap ediyor. O nedir peki?

Millet Türk Silahlı Kuvvetleri'nin belgeselini izlemek istemiyor. Millet Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başarılarını GÖRMEK istiyor.


BAŞARIYI YANSITMAK:

1)Savaşta ve Barışta Türk Ordusu programında yansıtılan bir başarı yok, belgesel tarzında.
2)Mehmetçik programında bir kere Dadaşlara suni bir mağaraya saldırı tatbikatı yaptırıp teröristle mücadele diye yutturmaya çalıştılar. Güzeldi, yine etkili oldu. Fakat bizim saf milletimizin kafası karışık işlere basmasa da pratik işlerde çok güzel çalışır. Yani bu numarayı pek kimse yemez. Zaten o askerlerin de yüzlerindeki durgunluktan onun bir çatışma değil de senaryo olduğu en baştan belli oluyordu.
3)Hava Harekatı ve sonrası yapılan tahrip olmuş hedef analizleri: Bu da etkili fakat sabit ve herkes tarafından anlaşılacak görüntüler değil, halka çok hitap etmiyor. Kuşbakışı FLIR fotolarını millet anlayamaz ki. Fakat yazılı okumaktan daha etkili olduğu kesin. Hedeflerini vuran bombaların FLIR görüntüleri de aynı şekilde. Etkili fakat yetersiz. Bizim önerdiğimiz bunlar tek başına değil bir bütün medya yüklemesinin parçası olmalı. Mesela önce o hedef ne onu bir tanıt. Pilot brifing sırasında o FLIR hedefini incelesin bizde tanıyalım. Sonra uçağa LGBler yüklenirken görelim. Sonra pilot hedefe varmadan FLIRi açsın hedefi saptasın, kilitlesin, bombayı bıraksın, sonra bombanın hedefi vuruşunu görelim.
4)Aslında o hava harekatlarında en kıymetli GÖRSEL reklam yine uluslararası haber ajanslarının (veya pkk(terör örgütü)'nın) servis ettiği görüntülerden çıktı; dümdüz olmuş betonarme yapılar, yanında dokunulmamış küçük ahşap barakalar, bir de video vardı, düşen uçak bombaları vs...

Yani maksat başarıyı genel halkın anlayabileceği tarzda yansıtmak. Ve bir nevi filmleştirmek... İmha edilen hedefleri, imha oluşlarını göstermek. ABD Silahlı Kuvvetleri videolarında genelde hep bu tarz milleti gaza getirici veya patlayan imha edilen hedefler tarzı sunumlar görürsünüz. Hatta onlar olayı aştılar, reklam uğruna bilgisayar oyunu bile yapıyorlar.

Bakın Kan Uykusunda bu imha görüntüleri yok, ama sunum tarzı o şekilde ki ve bilgisayar animasyonu vs.. destek ve görüntüler eşliğinde insanların ruhuna hitap edebiliyor. Zira olay hep karargah ağzıyla anlatılmıyor, yeri geliyor alt birlik komutanları da konuşuyor, operasyonel manada anlatılıyor. Halbuki Genelkurmay'ın bütün sunumları karargah ağzıyla. Tabii doğal olarak da öyle olmalı.

Fakat bu anlattığımız tarzda her zaman olmasa da arada sırada filmlerin - sunumların yapılması, temel toplum üzerinde çok etkili olacaktır diye düşünüyorum.

Dosta güven - düşmana korku...

Hedefimiz bu ise, burada bahsedilenler bu hedefe gidişte önemli bir basamaktır.

Gençler....

Eğer geleceğimiz ise, bu gençlerin kazanılması lazımdır.

Onlar size gelemiyorsa, siz onlara gidin. Siz onların dünyalarına girin.

 

Kaynak: http://www.birliknet.com/operasyonb/index.php?topic=46509.0

Yazar: Türker

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

1/4/2008 · Kategori: Siyaset

Ergenekoncuları Rusya'da bulmuşlar !

Değerli site takipçileri,

Hepimizin bildiği gibi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan bir çok kişi olmuş ve bu tutuklamaların AKP'nin kapatılma davası ile ilgili olduğu uzun uzadıya tartışılmıştır.İşleyen iki süreç hakkında da uzunca yorum yapmak şu noktadan sonra kimsenin yararına olmaz diye düşünen kişilerdenim.Hal böyle iken , Ülkeyi yöneten kişilerin , Devletin asli organlarına ve milletin de , iktidar partisinin de içinde olduğu devlet organlarına saygıyla yaklaşması gerektiğini hatırlatmak da fayda görüyorum.

 

Gelelim konu başlığımıza .. Bazı -herşeyi bilen- küresel sermaye  ortağı arkadaşlar , böyle bir iddiayı öne sürecek kadar , "düşünceli" davranmışlardır.Hergün Türk yargısına ve anayasal sistemine futursuzca söven AB/D brokratlarını görmezden gelen bu kesim , soruşturma kapsamında hapse girenlerin bir çoğunluğunun anti amerikancı olduğunu ve bu nedenle küresel odakların kurbanı olduklarını iddia eden Aleksandr Dugin'i de Ergenekoncu ilan etmişlerdir.

 

Ha diyenin  "darbeci", hu diyenin şeriatçı , cik diyenin akbaba ilan edildiği bu medya ve siyaset ortamında , kendinizi gergin hissettiğinizi biliyorum.Umarım birileri önüne geleni suçlamak ve "Taraf" lı sızma/süzme haberler yapmak yerine , sağ duyu içerisinde yaşamayı öğrenir !

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

28/5/2007 · Kategori: Multi Medya

Siyah Çelenk Operasyonu'nun 19. bölümü yayınlandı.

Beğeniyle takip edilen , Siyah Çelenk Operasyonu adlı öykünün 19. bölümü de yayınlandı.Hikayenin günümüz koşullarına göre daha sade bir hal alması için uğraşan , değerli abim/dostum Reel0036 bu gün hikayenin 19. bölümünü de bizlerin beğenisine sundu.

 

Açık kaynak hikayecilik adına görülmemiş bir iş yapan Siyah Çelenk Operasonu , son bölümüyle de bir sonraki bölümler için insanları heyacan furyasına kaptırmayı başardı...

 

Son bölüme buradan ulaşabilirsiniz

http://www.birliknet.com/operasyonb/index.php?topic=21032.msg135926#msg135926

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

8/5/2007 · Kategori: Siyaset

Türk İdari Sistemi Sarsılıyor !

Siyasal hareketlerin ,sosyal düzen üzerindeki etkilerini hep birlikte izlemekteyiz.Akp’nin mağdur edebiyatı yaparak güçlendiği şu dönemlerde , muhalefet olarak sağ cephedeki Anap ve Dyp ‘nin , Dp adı altında birleşmesi de bu manidar etkilerin bir sonucudur.Bu birleşme kısmen de olsa Akp’ye güç kazandırmıştır.Lakin bir kısım oyları elinden alacağı da kesindir.Sağ cephenin diğer güçlü ( barajdan çıkma ihtimali olan) partisi ise Mhp’dir.Mhp’nin mevcut siyasal çalkantıları diğerlerine göre daha uzaktan izlemesi alacağı oylar hakkındaki gizemin devam etmesini sağlamaktadır.Chp’nin ise , soldaki baskın genlerini kullanarak ağırlığını hissettirmesi görülen bir gerçektir.Bazı sol partilerle birleşme hareketleri , Chp’ye oy kazandıracaktır fakat unutulmaması gereken bir şey vardır ki ; Bundan 2-3 ay öncesine kadar oluşmuş olan , Akp-AntiAkp muhalefetinin , Laik-İslamcı muhalefetiymiş gibi görünmesini sağlayan en etkin güç , yine Chp’dir.Bu durumun ise Akp’den başkasının işine yaradığı söylenemez.En büyük sermayesi , mağdur siyaseti izlemek olan Akp, halkı en zayıf noktasından vurmayı başarmıştır.Şuandan sonra Akp’ye karşı oluşan bütün tepkileri , İslama karşı oluşan tepkilermiş gibi gören , büyük bir kesimin olduğunu kabul etmek gerekir.

Mevcut durumun sorumlusu tabiî ki tek başına Chp değildir.Demokratik tepki adına büyük bir takdiri hak eden  son meydan mitinglerinin etkisi Akp’yi rahatsız edecek düzeyde olsa da , bu mitinglerin, “ Akp’nin tek sorunu laik düzeni yıkmak”mış gibi algı oluşturması ve insanların böyle algılamasını sağlayan medya kuruluşlarının varlığı sayesinde Akp’nin oy hanesine yenileri eklenmiştir.

Zamanlama konusunda , olumlu ve olumsuz sonuçları olan  TSK bildirgesi , demokratik bir ülke ordusunun , demokratik çerçevede görüş bildirmesinin en tabiî örneğidir.Bildirgenin, yukarıda çizmeye çalıştığım tabloya benzer bazı eksiklikleri olmakla birlikte , tek muhatabının hükümet olduğunu söylemek yanlış olacaktır.Türk “idare” düzenini kendi menfaatleri doğrultusunda etkilemeye çalışan , dış ülkelere de cevap verildiği gerçeğini görmezden gelmek yanlış olacaktır.Zaten ülkede oluşan milliyetçi/ulusal tepkinin bilinç altında yatan sebebi , sadece siyasi değildir mamafih idari düzenin kökten sarsılmasından ve milli iradenin zayıflamasından kaynaklanan çekinceler , siyasal çalkantılar arasında prim konusu haline getirilmiştir.Bununla beraber , “anti-laik” kesimin dini siyasete alet etmesine alışan Türk siyasal sistemi , bu sefer “ laik” kesimin bazı ifade hataları yüzünden , dinin siyasete alet olmasına şahitlik etmektedir.
Akp’nin yaptığı açıklamalar ve mevcut parti stratejisi , büyük ölçüde , dışarıdaki “Türkiye uzmanlarının” söyledikleri ve bekledikleri ile paralellik göstermektedir.Ulusal/milliyetçi tepkinin artmasından rahatsızlığını sık sık dile getiren , hükümet ve hükümet yanlısı medya , bu tepkinin sadece bir paranoyalar bütünlüğünden oluştuğunu ve ülkemizin itibarını sarsabileceğini söyleyerek , halkı etkilemeye devam etmektedir.

Türk halkının görmesi gereken birkaç gerçek vardır ; Akp islamın temsilcisi olmadığı gibi , Akp’ye karşı oluşan tepkilerin büyük kısmı da islama karşı değildir.Akp milli iradeyi değil , küresel iradeyi çoğu zaman tercih etmiştir.Hiç bir tarihte  Türk devlet kurumları ile bu kadar çatışma içerisinde olan başka parti , iktidar koltuğunda oturmamıştır.


Saygılarımla
Ay Dansçısı

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »